Bademcik iltihabı:
Bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. Bademcikler
şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir.
Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut
ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği
gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve
kalp hastalıklarına neden olabilir.
Bağırsak gazı:
Bağırsaklarda hissedilen şişkinlik, bağırsak gazından kaynaklanır.
Nedeni, bağırsakları besleyen bezlerin yeteri kadar çalışmaması, yemek
yerken fazla hava yutma veya sinir bozukluğudur.
Bağırsak iltihabı:
Beslenme bozuklukları, soğuk veya sıcak içecekler veya kullanılan bazı
ilaçlar, hastalığın nedenleri arasındadır. Tıp dilinde kolit denir.
Tedavide rejim ve istirahat esastır. Yenmemesi gerekenler: Lahana,
karnıbahar, kabak, domates, yağlı et suları, yağlı et ve balıklar,
konserveler, av etleri, pastırma, sucuk, salam, börek, taze ekmek, bütün
baharatlar, alkol. Yenilmesinde sakınca olmayanlar: un veya sebze
çorbaları, yağsız ızgara etler, yoğurt, patates püresi, pilav, beyaz
peynir ve sebze yemekleri.
Bağırsak kanaması:
Önemli bir hastalığın işareti olabilir. Önce kanamanın nedenini tespit
ettirmek gerekir. Kısa sürede kesilmeyen kanamalarda mutlaka doktora
başvurmak gerekir.
Bağırsak solucanları:
Bağırsak solucanları, insan vücudunda asalak olarak yaşarlar. Bunlara
bağırsak kurtları da denir. Genellikle 5 grupta toplanırlar.
- Yuvarlak kurtlar
- Kıl kurtları
- Kamçı kurtları
- Kancalı kurtlar
- Şerit
Balgam:
Sümüksü, cerahatli veya kanlı görünüşte bir maddedir. Bronşitin işareti
olabilir.
Basur:
Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve
kanamalarına; halk arasında basur, tıp dilinde hemoroid denir. Başka bir
hastalığın da belirtisi olabilir. Kabızlık, hamilelik, şişmanlık, soğuk
yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı ve son bağırsaklardaki bazı
hastalıklar, basura neden olur. Basurlar iç ve dış olmak üzere ikiye
ayrılır. İç basur; makatın içinde meydana gelen basurlara verilen
isimdir. Dış basur; makatın dışında, küçük, yuvarlak, eflatuni renkte
tümörlerdir. Tedavide ilk şart, kabızlığı gidermektir.
Baş ağrıları:
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle
sıralanabilir.
- Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları.
- Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları
- Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları
- Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları
- Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan
kaynaklanan baş ağrıları
- Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları
- Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları
- Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları
- Saralılarda görülen baş ağrıları
- Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra
görülen, alerjik baş ağrıları
- Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları
- Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları
- Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları
- Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları
Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora
başvurulmalıdır.
Başdönmeleri:
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet
eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir.
Bunlardan başlıcaları şunlardır:
- Kulak ağrısı
- Araç tutmaları
- Ani hava değişimi
- Bazı göz hastalıkları
- İlaç zehirlenmeleri
- Düşük veya yüksek tansiyon
- Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları
- Kansızlık ve kan hastalıkları
- Mikrobik hastalıklar
- Beyin hastalıkları
- Sara ve bazı ruh hastalıkları
Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi
gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne
eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa
mutlaka bir doktora gitmek gerekir.
Bayılmalar:
Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıp
dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen
azalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani
heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği ve
kalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüz
kül rengini alır. Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş
dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş hastayı hemen
yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir
ve amonyak koklatılır.
Bel ağrısı:
Esaslı bir hastalıktan kaynaklanmayan bel ağrıları, çoğunlukla yorgunluk
sonrası görülür. Dinlenmekle geçer. Uzun süren bel ağrılarında mutlaka
doktora görünmek gerekir.
Bel gevşekliği
: Cinsel ilişki sırasında,
meninin vaktinden önce boşalmasına verilen isimdir. Halk arasında erken
boşalma. Tıp dilinde ise ejakulasyon denir. Nedeni çoğunlukla ruhsaldır.
Tedaviye sinirleri dinlendirmek, açık havada dolaşmak, sabah akşam ılık
banyo yapmak ve hazmı kolay şeyler yemekle başlanır.
Belsoğukluğu
: Tıp dilinde gonore denilen bir
çeşit zührevi hastalıktır. Cinsi münasebetle bulaşır. İdrar yollarında
acıma, yanma, şişlik ve akıntı ile belirir. Akıntı cerahatlıdır. Bu
cerehat ellere bulaşacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe
neden olabilir. Kadınlarda da, beyazımtırak cerahatlı akıntı, sık sık
idrara gitme, idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme
organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi
halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel ilişkide
bulunduğu herkese bulaştırır.
Boğaz ağrısı
: Havasızlıktan, toz, sigara
içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır.
Boğaz iltihabı
:
Tıp dilinde farenjit veya anjin adı verilen bu hastalığın nedenleri;
nezle ve grip gibi ateşli hastalıklarla, havadaki zararlı maddeler,
sinüzit, alkol veya sigaradır. Yapılacak ilk iş; istirahat etmektir.
Mümkün olduğu kadar az konuşmak da yararlıdır.
Boğmaca
:
Bulaşıcı bir hastalıktır. Tıptaki adı Pertussis'dir. Çoğunlukla 1 ila 4
yaşları arasındaki çocuklarda çok görülür. Ortalama olarak 4-6 hafta
devam eder. Hastanın burnu akar, nöbet halinde gelen öksürük görülür.
Bazen kusmaya neden olur. Tedavi için kesin yatak istirahati şarttır.
Hastaya sık sık fakat az miktarda yumuşak yiyecekler verilmelidir.
Boyun tutulması
:
Soğuk almaktan, boynun çarpık durumda bir süre kalmasından veya nezleden
kaynaklanır.
Böbrek ağrısı
: Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek
taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği,
böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan
borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. Ağrılar
sırasında terleme ve kusma da görülebilir.
Böbrek iltihabı
: Böbreklerin iç kısımlarının
iltihaplanmasıdır. Tıp dilinde piyelonefrit adı verilir. İki çeşiti
vardır:
- Akut Böbrek İltihabı : Ani olarak ortaya çıkan, titreme, kaburga
altlarında ve yanlarında başlayıp, kasıklara kadar yayılan bir ağrı ile
kendini gösterir. Sık sık idrara gitmek ihtiyacı duyulur. İdrar çıkarken
de yanma ve ağrı hissedilir. İlk önlem olarak belin iki yanına sıcak su
torbası konur. Bol su, limonata ve açık çay içilir.
- Kronik Böbrek İltihabı
:
Akut böbrek iltihabının gereği gibi tedavi
edilmemiş olması, kronik böbrek iltihabının başlıca nedenidir. Hastada
iştahsızlık, ateş, halsizlik, baş ağrısı, ağrılı idrar etme ve bel
ağrıları görülür. Yapılacak ilk iş, bol bol meyva suları içmek ve
aşağıdaki reçetelerden birini uygulamaktır. Ayrıca tuz ve hayvani
gıdalar azaltılmalıdır.
Böbrek kumu
:
Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliği, böbrek üstü bezlerinin
fazla çalışması ve bazı böbrek hastalıkları, böbreklerde kum birikmesine
neden olur.
Böbrek taşı
:
İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları,
kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir.
Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilr. Büyükler ise böbreklerden
mesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur Göğsün yukarı ve ön
kısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir.
Terleme ve kusma da görülebilir. İdrarın rengi bulanık ve bazen
kanlıdır.
Böcek sokması
: Böceğin ısırdığı yerde
şiddetli kaşıntı, kızarıklık ve şişlik görülür. Böceğin zehirli
olabileceğini düşünerek aşağıda tarif edilen işlem yapılır. Vakit
kaybetmeden böceğin soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca bağlanır. Sonra
böceğin soktuğu yer iki parmak arasına alınıp, sıkılır ve zehirli kanın
akması sağlanır.
Bronşit
: Akciğerlere giden
havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik
olarak iki gruba ayrılır.
- Akut Bronşit : Genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi
hastalıklar sırasında görülür. Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız
olurlar. Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan
balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateş ve halsizlik
görülür. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
- Kronik Bronşit : Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler
büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur. Mutlaka
tedavi edilmesi gerekir.
Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş sigarayı bırakıp istirahat
etmektir.
Burkulmalar
:
El ve ayak bilekleri herhangi bir kaza sonucu burkulabilir. Bu gibi
durumlarda, bilekte ağrı ve şişme görülür. Yapılacak ilk iş, burkulan
yeri rahat bir duruma sokmaktır.
Burun ahtapotu
:
Burunda et büyümesinden kaynaklanan bu hastalığa tıp dilinde adenoid ve
polip denir. Hastanın burnundan soluması güçleşir. Daha çok ağzından
nefes alıp verir.
Burun akıntısı
:
Burun akıntısının nedeni; nezle, saman nezlesi, sinüzit, müzmin nezle,
alerjik burun iltihabı veya burna herhangi birşey kaçmış olmasıdır.
Ayrıca kızamık başlangıcında da görülür.
Burun kanaması
: Çeşitli nedenlerden
kaynaklanan burun kanamalarına tıp dilinde epistaksis denir. Genç
erkeklerde genellikle ergenlik dönemlerinde, genç kızlarda ise,
çoğunlukla aybaşı kanamaları sırasında görülür. Bir de; yüksek
tansiyonun neden olduğu burun kanamaları vardır. Gençlerde görülen ve
önemli olmayan burun kanamaları çok kolay durdurulur ve korkulacak bir
şey yoktur. Tansiyon yüksekliğinden kaynaklanan ve genellikle orta
yaşlarda görülen burun kanamalarını durdurmak ise biraz zordur.
Yapılacak ilk iş hastayı hemen oturtmak, başını öne doğru hafifçe eğip,
burnunun kanayan deliğini on dakika kadar bastırmak, bu sırada ağızdan
nefes almasını ve yutkunmasını söylemektir.
Burun tıkanıklığı
: Saman nezlesi ve sinüzitte
görüldüğü gibi, başka bir hastalığın da belirtisi olabilir.
|