|
Depresyon
1. Depresyon nedir?
Depresyon ruh halinizi, hislerinizi,
davranışlarınızı, ve ruh sağlığınızı etkileyen bir hastalıktır. Depresyonun
bir halsizlik kendi kendinize çözebileceğiniz bir sorun olmayıp,
biyolojik temelli ve tıbbi olarak tedavi edilmesi gereken bir
hastalık olduğunun bilinmesi gerekir.
2. Depresyon
(çökkünlük) sanıldığı kadar sık mı?
Genel klinik tıpta, depresyon en
yaygın ruhsal bozukluktur. Hastalığın ortaya çıkışına neden olan etkenlerin
belirlenmesi çalışmalarında ve klinik araştırmalar ayaktan izlenen
hastaların % 12-36'sı ile, yatarak tedavi gören hastaların % 30-58'inde
depresif belirtilerin geliştiğini göstermektedir. Yatan hastaların %
11-26'sında ise klinik anlamda depresyon tablosu gelişmektedir. Bu
hastaların 9ö 25'inde depresyon fiziksel hastalık öncesinde ortaya çıkmakta
iken, % 75'inde depresyon fiziksel hastalıktan sonra, hastalığa ve
etkilerine tepki biçiminde gelişmektedir.
3. Depresif belirtiler
ile depresyon farklı mıdır?
Depresif belirtiler, genellikle günlük
yaşam olayları sonrası kişilerin olumsuz etkilenmeleri ve buna karşı
oluşturdukları, kendilerinden ve çevrelerinden hoşnutsuzluk duygusunun
yarattığı belirtilerdir. Genellikle bu belirtilere yol açan neden ortadan
kalktığında ya da kişi duruma uyum sağladığında geçicidir. Depresyon ise
kişinin yaşam kalitesini düşüren (insan ilişkilerinde olumsuzluk, iş
veriminde düşme vb), adeta yok olma biçiminde ortaya çıkan bir hastalıktır
ve mutlaka tedavi gerekir.
4. Depresyonun ilk
belirtileri nelerdir ?
Öncelikle kişinin kendine saygısının
azalması, aşırı yorgunluk, kendini suçlayıcı biçimde eleştirme ve uyku
bozuklukları (aşırı uyuma, uykuya dalamama, uykuların bölünmesi gibi) ilk
belirtilerdendir. Daha sonraki aşamalarda kişi hiçbir işe yaramadığı, hatta
yaşamaya değmeyeceği düşüncesi ile intihar edebilir.
5. Depresyon
kronikleşir mi?
Depresyonun kronikleşme eğilimi
saptanmıştır. Depresyon tanısı konduğunda, uygun olmayan tedavi depresyonun
kronikleşme olasılığını arttırır. Özellikle kısa süreli (1 ay ya da daha
az) antidepresan tedavi sonrası hastalık belirtileri yatışsa bile,
tedavinin sürdürülmesinde (6 ay) yarar vardır ve kronikleşme olasılığı
düşer.
6. Depresyon sıklığında
cinsiyetin önemi var mıdır?
Depresyon, kadınlarda erkeklere göre
daha sık görülür.
7. Antidepresanların
depresyon dışında kullanımı gerekli midir?
Antidepresanların büyük bir kısmında
anksiyolitik özellikler de bulunur. Ancak her durumda, örneğin yakının
ölümü, onkolojik bir hastalık, hipertansiyon vb. kullanımı kişiye yarar
yerine zarar getirebilir. Uygunsuz antidepresan kullanımı, yakınını
kaybetmiş kişilerde uzamış yas sendromuna, onkolojik hastalıklarda
fizyolojik ruhsal savunuların oluşmamasına ve hipertansiyonda aritmilere
neden olabilir.
8. Depresyona yol açan
etkenler nelerdir?
Son yıllardaki çalışmalar, depresyonun
biyolojik kaynaklı bir rahatsızlık olduğuna işaret etmektedir. Özellikle
majör depresyonda, genetik yatkınlık ve beynin biyolojik dengesindeki
bozuklukların, ortaya çıkarıcı faktörler olduğu kanıtlamıştır. Ancak
kişilerin yaşamı algılayış biçimleri ve kültürel etkenler de halen, en
azından tetikleyici neden olarak önemini korumaktadır. Kısaca ruhsal
hastalıkların hemen hepsinde olduğu qibi hastalığın ortaya çıkışına neden
olan etkenlerde biyo-psikososyal etkenler önemlidir.
9. Depresyon ilaçlara
bağlı ortaya çıkabilir mi ?
İlaçlara bağlı, özellikle
antihipertansiflerin (rezerpin, metildopa, propranolol, gustetidin,
klonidin) depresyona yol açabildiği saptanmıştır. Bunların yanı sıra
östrojen, progesteron, kortizon preparatları ile vinkristin, vinblastin
gibi anti tümör ilaçların da depresyona yol açtığı bilinmektedir. O nedenle
bu ilaçlar uygulanırken, depresyon konusunda uyanık olunmalıdır.
10. Her antidepresan,
her tip depresyonu tedavi eder mi?
Depresyon tedavisinde antidepresan
seçimi önemlidir. Özellikle ayaktan izlenen olgularda, uygun antidepresan
seçimi önemlidir. Çünkü uygunsuz ilaç, yan etkileri nedeniyle kişinin ilacı
kullanmasını ve tedaviyi engeller |