|
A
Abdestbozanotu (pimpinella
saxisfrage) : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir.
Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.
Faydası : Mideyi
kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük
ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun
kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak
gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.
Acıağaç (kuvasya ağacı)
: Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının
üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde
yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin
kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır.
Etkili maddesi "Quassine"dir. Çok acıdır.
Faydası : İştah açar, hazmı
kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak,
karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser,
taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları
durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa;
baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
Acıbakla (termiye) :
Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.
Faydası : Besleyicidir. İdrar
söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş
ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir.
Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür.
Vücutta biriken tuzu atar.
Acıçiğdem (güzçiğdemi)
: Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir
bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır.
Faydası : Romatizma ve nikris
tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir.
Adaçayı (salvia
officinalis) : Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen
ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında
açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif
kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.
Faydası : Mide va bağırsak
gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli
çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü
yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo
suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla
içilmemelidir.
Adamotu (köpekotu) :
Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan
şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde "Hyoscyamine",
"Hyoseine" ve "Atropine" vardır.
Faydası : Şehvet artırıcıdır.
Adasoğanı (scille) :
Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir.
Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı,
yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir.
İçeriğinde "Scillarena glikozidi" vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde
zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek
kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında çok dikkatli
kullanılması gerekir.
Faydası : İdrar söktürür.
Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek
hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri"
yapar.
Ağaçkavunu (utruç) :
Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk
kabuklu iri limona benzer.
Faydası : Ferahlatıcı,
serinletici ve kabızlık gidericidir.
Ahlat (yaban armudu) :
Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır.
Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
Faydası : Meyveleri, ishal
keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.
Ahududu (ağaççileği) :
Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler
halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı
portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur.
Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.
Faydası : Kanı temizler,
vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar
söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal
kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır.
Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker
hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.
Akasya (salkımağacı) :
Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük
yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.
Faydası : Nefes darlığını
giderir. Astımın şikayetlerini giderir.
Akdiken (geyikdikeni)
: Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri;
siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup "Sirop de
Nerprun" kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.
Faydası : 20 tane meyve
yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir.
Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.
Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur.
Akhuşağacı (kayınağacı)
: Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür.
Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası : İdrar söktürür.
Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar.
Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser.
Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder.
Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta
biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.
Alıç (ekşimuşmula) :
Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük
muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi
kullanılır.
Faydası : Asabi çarpıntıları
giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide
kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve
göğüs nezlesinde faydalıdır.
Altınbaşakotu (solidago
officinalis) : İdrar tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit
tedavisinde kullanılan bir çeşit bitkidir.
Faydası : Asabi çarpıntıları
giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide
kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve
göğüs nezlesinde faydalıdır.
Altınkökü (ipeka) :
Güney Amerika'da yetişen bir bitkidir.
Faydası : Az miktarda
kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa
kusturur, ishal yapar. Müzmin bronşitte ifrazatı artırır.
Amberkabuğu (croton
elutheria) : Antil adalarında yetişen "liquidamber/sığla ağacı"
denilen ağacın kabuğudur. Kabukların dışı kahverengiye yakın gri; içi ise
sarıdır. Yandığı zaman hoş bir koku verir.
Faydası : Dizanteri ve ishali
keser. Hazım bozukluklarını giderir. Kansızlıkta faydalıdır. Anne sütünü
artırır.
Amberbaris (kadıntuzluğu)
: Yabani, çalı şeklinde, sarı çiçekli bir ağaçtır. Kökü acıdır. Yaprakları
ve yemişi tatlıdır. Seyrek ormanlarda bulunur. Boyu 2-3 metre arasındadır.
Meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır. Meyveleri, kabukları ve kökü
kullanılır.
Faydası : Karaciğer ve safra
kesesi hastalıklarını iyileştirir. Ateşi düşürür. Hazım bozukluklarını
giderir. Bağırsak iltihaplarını tedavi eder. Öksürüğü keser. Mideyi
kuvvetlendirir. İştah açar. Ağız yaralarını iyileştirir. Kan dolaşımını
düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür. Siyatik, romatizma ve eklem ağrılarını
giderir.
Anason (anis) : Vatanı
Asya'dır. Maydanozgillerden; yarım metre kadar yükseklikte bir bitkidir.
Yaprakları yuvarlak ve böbrek şeklindedir. Çiçekleri beyazdır; meyveleri
küçüktür. Meyvelerinde "Anethol" vardır. Kokucu ve yakıcı
lezzettedir. Temmuz ve ağustos aylarında toplanır.
Faydası : Hazmı
kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir.
Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali
keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı
kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır.
Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir.
Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar.
Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen
şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla
miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.
Andızotu (atgözü) :
Bileşikgillerden; nemli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan, bir çeşit
ottur. Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sarı renkte olup,
acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük fıstık kozalağına benzer.
Faydası : Mideyi
kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücutta biriken tuzu atar.
Üremi, nefrit, sistit, idrar yolları hastalıkarında faydalıdır. Nefes
darlığını giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kaşıntıları keser.
Fazla kullanıldığı zaman mide bulantısı yapar.
Antep fıstığı (şam
fıstığı) : Antepfıstığıgiller familyasındandır; Gaziantep havalisinde
yetiştirilen, 5-10 metre yüksekliğinde bir ağaç ve bunun meyvesidir.
İçeriğinde sabit yağ, sakkaroz ve proteinli maddeler vardır.
Faydası : Vücudun gelişmesini
sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Cinsel istekleri kamçılar. Böbrek ve
safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.
Ararot (maranta nişastası)
: Sıcak iklimlerde yetişen "Maranta" adlı kamıştan veya ona benzer
başka bitkilerin köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha
incedir. Kokusu ve tadı yoktur.
Faydası : Çocuk maması
yapmakta kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahat dönemi hastalarına verilir.
Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç (ephel) :
Kozalaklılardan 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri
ve güzel kokuludur. Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara
ardıç tohumu da denilir. Kasım ve aralık aylarında toplanıp kurutulur. Bir
çok türü vardır.
Faydası : Kandaki şeker
miktarını düşürür. Pankreasın normal çalışmasını sağlar. Nekahat devresinin
çabuk atlatılmasında yardımcı olur. Vücuda dinçlik verir. Böbrekleri,
mesaneyi ve idrar yollarını temizler. Ter ve idrar söktürür. Vücutta biriken
suyu boşaltır. Soğuk algınlığı, romatizma, damar sertliği ve nikriste de
faydalıdır. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Aybaşı ağrılarını
dindirir. Böbreklerinde iltihap olanlar kullanamaz. Tavsiye edilen miktarı
da aşmamalıdır.
Ardıçkatranı ağacı (katran
ardıcı) : 1 metre kadar yükseklikte; yuvarlak kırmızı meyveleri olan bir
ağaçtır. Meyveleri ardıç meyvelerinden daha büyüktür. Odunun kapalı
ocaklarda yakılmasından (Kuru distilasyon) ardıçkatranı denilen bir madde
çıkarılır.
Faydası : Kadyağı; ergenlik,
egzama, saçkıran, kellik, uyuz ve sedef hastalığında kullanılır.
Armut (pirus communis)
: Gülgillerden; çiçekleri beyaz bir ağacın meyvesidir. Armut; suluca yumuşak
tatlı ve küçük çekirdeklidir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. Ankara
, Mustabey, Çengel, Kumla, Bey olmak üzere birçok çeşidi vardır.
Faydası : Böbreklerin düzenli
çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine
yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin
normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri
yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını
artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal
kireçlenmesi, nikris ve romatizmada faydalıdır. Şeker hastaları da
yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri tavsiye edilir.
Yemeklerden önce yenecek olursa daha faydalı olur.
Arpa (hordeum vulgare)
: Buğdaygillerden; taneleri ekmek ve bira yapmakta kullanılan bir bitkidir.
Hayvan yemi olarak da verilir. Nişastası boldur. Kavrulup kahveye de
karıştırılır.
Faydası : İdrar söktürür.
Mesane ve idrar yollarındaki iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının
dökülmesine yardım eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur.
Boğaz ve yarımbaş ağrılarını dindirir. Dil iltihaplarını giderir. Temriye ve
mayasılda haricen kullanılır.
Aslanağzı (kurtağzı) :
Aslanağzıgiller familyasından; türlü renkte, güzel bir bitkidir. Kokusuzdur.
Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır.
Faydası : Balgam söktürür.
Bronşit'te rahatlık verir.
Aslanyağı (leontopidium
alpinium) : Bileşikgiller familyasından; Alp dağlarının yüksek
tepelerindeki kireçli topraklarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yıldız
şeklindedir. Ağustos ayında toplanıp kurutulur.
Faydası : Çocuklarda görülen
ishalleri keser.
Aslandişi (karahindiba)
: Bileşikgiller familyasından; yol kenarında, çayır ve hendeklerde yetişen
bir çeşit bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdır. Taze
yaprakları salata olarak da yenilebilir. Kökünde; Torexacin, levulin, inulin
ve şeker vardır. Yaprakları ilkbahar; kökleri ise, sonbahar aylarında
toplanıp, kurutulur.
Faydası : İdrar söktürür.
Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü
keser. Balgamlı ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek ve
safra taşlarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze
sürgünleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen kökü,
kahveye katılır.
Aslankuyruğu (yerpırasası)
: Ballıbabagillerden; bir çeşit bitkidir.
Faydası : Ateşi düşürür ve
terletir. Vücuda rahatlık verir.
Aslanpençesi (alchemila
vulgaris) : Gülgillerden; çayırlarda, ormanlarda yetişen ve türlü
çeşitleri olan bir yabani bitkidir. 5-7 parçalı olan yaprakları büyüktür.
Kökü geniştir. Çiçekleri; ufak yıldız şeklinde olup, yeşilimtıraktır.
Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Ateş düşürür.
Vücuda kuvvet verir. Yarımbaş ağrılarını keser. Anne sütünü artırır.
Asma (vitis) :
Asmagiller familyasından tırmanıcı, uzun ömürlü, ağaçsı bir bitkidir.
Mayıs-Haziran ayları arasında çiçek açar. Gövdesi üzerindeki kabuklar
zamanla esmerleşip şeritler halinde dökülür. Çiçekleri küçük, yeşilimsi
renktedir. Yapraklarının taban kısmı kalp şeklindedir. Kenarları dişli ve
ucu sivridir. Üst yüzleri tüysüz, alt yüzleri ise tüylüdür. Meyvelerine üzüm
denir. Kuru veya yaş olarak yenir.
Faydası : Yaprakları ile
yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser.
İshali durdurur.
Atkestanesi (hindkestanesi)
: Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge
ağacıdır. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer.
İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.
Faydası : Kabuklarından
yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma
ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde
ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.
Atkuyruğu (zemberekotu)
: Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir
bitkidir.
Faydası : İdrar tutukluğunu
giderir. İdrarı artırır. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur.
İdrar torbasındaki iltihabı giderir. Kan işemeyi keser. Albümin miktarını
düşürür. Zatülcenp ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan fazla
kullanılmamalıdır.
Ayçiçeği (gündöndü) :
Bileşikgillerden; büyük çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri tabak şeklindedir.
Rengi sarıdır. Tohumlarından yağ çıkarılır.
Faydası : Yağı, damar
sertliğini giderir. Kurdeşen'in sebep olduğu kaşıntıları giderir. Esansı
verem tedavisinde kullanılır. Kolestrol miktarını düşürür. Cinsel arzuları
kamçılar. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalp, sinir hastalıkları ve
iktidarsızlığı önler.
Ayısarımsağı (Allium
ursinum) : Ayısarımsağı, ilkbahar müjdecilerinin en başta gelenlerinden
biridir. Orman sarımsağı ve cadısoğanı isimleriyle de bilinir.
Ayısarımsakları, inci çiçeğininkini (Mayıs Çiçeği) andıran, neşter
biçimindeki cilalanmış gibi parlayan taze yeşil yaprakları, saydam bir beyaz
tabaka ile örtülü, uzunca bir soğandan çıkarlar. Üstünde beyaz çiçek
yuvarlakları olan açık yeşil ve pürüzsüz sapı 30 cm kadar uzar. Ayısarımsağı,
yalnızca bitkisel topraklı, nemli çayırlarda, gölgeli ve nemli dere
kıyılarında, çalılıkların altında, yapraklı ağaç ormanlarına yetişir.
Faydası : Bu bitkide çok
büyük tedavi etme gücü gizlidir ve hatta kış uykusundan uyanan ayıların,
mide, bağırsak ve kanlarını temizlemek için onu aradıkları da söylenir.
Bitki, genellikle bizim sarımsağımızın özelliklerini paylaşır, ancak çok
daha güçlüdür. Bu nedenle o, doku yaşlanmasını yavaşlatma kürü için
vazgeçilemez bir bitkidir ve kronik deri hastalıklarına karşı da çok
başarılıdır. Yapraklar kuruduklarında şifalı güçlerini yitirdiklerini için,
taze bitki kullanımına önem verilmelidir. Yapraklar, ıspanak veya salata
gibi de hazırlanabilir. Fakat, miktar fazla tutulduğunda rahatsız edici bir
tat oluşturduğu için, ıspanak gibi pişirilmek istenildiğinde ısırganotu ile
karıştırılarak kullanılmalıdır Bitkinin genç yaprakları nisan ve mayısta,
yani çiçeklenmeden önce, soğanı ise yaz sonunda veya sonbaharda toplanır.
Ayısarımsağı soğanı, aynen sarımsak gibi kullanılabilir. Mideleri duyarlı
olan kişiler, yaprakları ve soğanı ince doğrayıp üstüne sıcak süt dökmeli,
1-2 saat beklettikten sonra, bu sıvıyı içmelidirler. Bitkinin iyileştirici
gücüne bütün bir yıl boyunca sahip olmak isteyenler ise, bir ayısarımsağı
tentürü hazırlayabilirler. Bu tentürden her gün 10-12 damla, biraz suya
karıştırılarak alınır. Bu damlalar, kusursuz bir zihin açıklığı
kazanılmasına yardım eder, atardamar sertliğine karşı önlem yerine geçer ve
daha pek çok şikayetlere son verir. Ayısarımsağı, sindirim sistemini çok
olumlu etkiler. Aşırı ve kronik ishallerde, bunlar gaz ve kolik eşliğinde
olsalar bile, oldukça etkilidir . Ayrıca, eğer bağırsak krampı veya
yorgunluğu nedeniyle oluşmuşsa, kabızlıkta da çok başarılı sonuçlar
verebilir. Mideden kaynaklanan kalp düzensizlikleri, uykusuzluk, aynı
zamanda, atardamar sertliklerinin veya yüksek olan kan basıncının yol açtığı
baş dönmesi, kafada basınç ve soluk alma düzensizlikleri de azalır, basınç
fazlalığı zamanla normalleşir. Ayısarımsağı şurubu, sürekli balgam çıkaran
ve bu nedenle soluk alma zorluğu çeken yaşlı kişiler için de mucizeler
yaratan bir iksirdir. Kronikleşmiş öksürüklerde bile göğsü yumuşatabilir ve
böylece, soluk alma zorluklarını ortadan kaldırır. Genellikle yaşlı
kişilerde oluşan ödemlerde ve akciğer rahatsızlıklarında bu iyileştirici
şurup başarıyla kullanılabilir. Kullanılan taze yapraklar böbrekleri ve
mesaneyi temizleyerek, idrar söktürür. Zor iyileşen yaralar, üstlerine taze
bitki özsuyu sürüldüğünde hızla iyileşir. Bitki, kendisini özellikle
sivilceli ciltlerde kanıtlamış bir kan temizleyicidir.
Ayıüzümü (itüzümü) :
Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü
bir bitkidir.1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır.
Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir
yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp
kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları
kullanılır.
Faydası : Kuvvet verir.
İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar
yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden
kaynaklanan şikayetleri giderir.
Aylandız (kokarağaç) :
Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım
şeklindedir. Kokusu keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır.
Faydası : Bağırsak
solucanlarını düşürür.
Aynısefa (gecesefası)
: Bileşikgillerden çiçekleri güzel, sarı renkli bir bitkidir.
Faydası : İdrar söktürür.
Terletir. Aybaşı kanını söktürür ve aybaşı kanamalarının normal olmasını
sağlar. İştah arttırır. Nikris ve sıracada da faydalıdır.
Ayrıkotu (ayrıkkökü) :
Buğdaygillerden yabani bir bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü
kullanılır. İlkbahar ve sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı
denilen çeşidi de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz ayrığı ise,
zararlıdır.
Faydası : İdrar söktürür.
Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki
iltihapları da giderir. Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır.
Ayva (sefercel) :
Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta
yükseklikteki bir ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte,
tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini
boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya
külde pişirildikten sonra yenmesi uygundur.
Faydası : İshal ve
dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak
iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra
akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı
keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini
ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak
kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun
kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin
doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar
yememelidir.
|